Kayıtlar

Göğe Bakma Durağı - Vuslat

 Usta tabelayı asmış "Göğe Bakma Durağı" Gel, bakalım birlikte; İşte bu, o dolunay Her bahar sonunda seni bana getirir Mayıs - Haziran arasında 13 numaralı oda Yerini asla bulamam ama kapıyı açabilirim  Günlerden cuma geldiğin Günlerden cuma gittiğin Arada kapılar İlk yaz var arada Ve sarı sonbahar Evde her dem yeşiller Perdeler aramızda Bir de yazı masası Bir telefon çalışı Kazım'ın kedisi Benim güneşim iki dolunay arasında Şimdi Mayıs - Haziran arasında İlk baharın sonunda Bu dolunay O; Seni bana getiren dolunay.

Şahsi Kurban Muhasebem

Resim
Sevdiklerimizle hoş beş ettiysek... Kurban meselesinde kendi muhasebemizi yapma vakti gelmiştir. Atalardan, analardan, modalardan... kurban emanetini alışımızdan bu yana, bayramlar içinde beni en düşündüren gelenek bu oldu. ... Cihan'ın hayatıma girmesiyle, bu sefer iki kişi daldık bu meseleye elleri kolları sıvayıp. Bulduğumuz tüm "loji"lerden, efsanelerden, feylozoflardan ve peygamberlerden geçip 2016'da girdiğim mevzuyu 2019-2023 arası deştik de deştik. ... Bu arada Cihan, yıl yıl üzerine koyarak -referanslı, kaynaklı ve güldürülü- uzunca bir makale yayınladı. Cihan'ın 4 yıl boyunca farklı zamanlarda,  farklı pencerelerden girerek yazdığı  " Kurban Üstüne "; toplam 33 sayfa ve 7 farklı "Ahiret'e Mektup"tan oluşuyor. ... AHİRET'E 1. MEKTUP: "Antropolojik Bir Garip Bayram ya da Yaşamanın Namussuz Şiddeti ve Güzel Muhabbeti Üzerine" AHİRET'E 2. MEKTUP: 2022 Bayram vaazı ve oturduğumuz yerden kurban haccı için kitap önerisi...

29 Mayıs 2025 - İstanbul’un Fethi Kutlamaları SoloTurk Uçuşu “Şov”u

Sirkeci’den tramvayla Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı’na doğru ilerlerken, bir anda gökyüzünü delen kuvvetli bir uçak sesiyle irkildim. Camdan dışarı baktığımda, tarihi yarımadanın bu hattı boyunca — turistler, yerli halk, dükkan sahipleri — herkesin aynı anda telefonlarına sarılıp gökyüzünü çektiğini fark ettim. Burada birkaç farklı bakış açısı mümkün. Birincisi: Yüzlerce yıl önce var olmuş bir devletin — üstelik şu anki Türkiye Cumhuriyeti tarafından tarihin bir döneminde sonlandırılmış, genişlemeci politikalarıyla tanınan bir imparatorluğun — bir fethi kutlanıyor. Ben bir iletişimci olarak bu tabloya şöyle bakıyorum: Erk sahipleri, semboller ve tarihten devşirilmiş imgeler aracılığıyla, kitlesel iletişim stratejileri yürütüyor. Böylece, yaşadığımız sosyal ve ekonomik krizlerin üstü örtülüyor; coşku ve görsel ihtişam, bir güç propagandası aracına dönüşüyor. Bu durumu edebi bir cümleyle şöyle ifade etmeye çalışayım: “Aynı şehirde, aynı anda bir göğe bakmak… Bu kadar farklı hayatlar, gün...

Anne olmaklığımın 10. Yılı Kutlu Olsun

Resim
  2015 Merhaba, bu benim anne olmaklığım. ()

Haddi Hududu Bilene Mesajlar

Önce kendi gözlerimle anneme baktım  Sonra annemin gözleriyle kendime  Sonra ananemin gözleriyle anneme  Annemin gözleriyle ananeme bakmaya cesaret edemedim  Aldım kendi gözlerimi  Kızıma baktım bu kez  Ananemin gözleriyle annesine  Ninemin gözünden büyük nineme bakmak isterim ama boyum yetmez  Onun yerine ninemin gözünden kendime baktım  Ne kadar da küçüğüm  Kızımın gözünden kendime baktım  Ne kadar da büyüğüm  Boyum anneminki kadar olsa yeter derdim  Ama bak ona ulaşamadım  Arada kaybolan bağım  Dileyip bulacağım  Seni Allah’tan diledim anne  Seni annem yapan babamdan  Ananemin rahminde bekledim seni Ninem ananemi karnında büyütürken  Her yanı erkek kesmişken ananemin  Ninemi kurtarırken kurtların elinden  Severken dedem kadınları kızları  Cellatlar ve doktorlar karışmışken kanımıza  Sürülürken koyunlar ve insanlar oradan oraya  Ayrılırken süt kuzuları analarından...

Arzuhalci

Resim
(…okumaya başlamadan videoyu başlat…) Şimdi başkanım. Ben aslında arzu halci olmak istiyordum ama şartlar el vermedi Memleket Üzre.        Benim bir kaç sorum var başkanım: Mesela, bu ülkede insanlar ne zaman doğdukları kişi olarak yaşayabilecek? Memleketim memleketim güzel memleketim. De yani ne zaman?  Bugün pazar, bugün güneş, bugün mavi gören vatanseverlerin yüzü ne zaman gülecek? Siz ne zaman çıkacaksınız içeriden mesela? Yargıçlar hakimler ne zaman gülecek? Yürekleri rahat?  Amerikan emperyalizmi ne zaman düşecek yakamızdan? Vahdettin'i kim bindirecek gemiye? Katibinin kaleminden günlüklerini okuyacağız söz, delileri severiz biz ama Amerikan emperyalizmine no.  İçeriden çıkamazsan korkma başkanım. Çocuklar kayıklar yüzdürüyor serin sularında memleketin. Kağnılarla gelenler toprağı sürer elbet. Yalnız onların hikayeleri olacak destanlarda.  Hani vatan haini Nazım Hikmet'ti? Geriye ondan miras kaldı memleket aşkı. Atam'ın nutkundan, Fazıl Hoc...

Şimdi Sevmek Serbest

Sırrı Abi, Sen ölünce kalktı sevda perdeleri insanların gözünden. Görüverdiler güzelliğini. Şimdi herkes seni konuşuyor, vatanperverliğin övülüyor, insanlığın seviliyor, şakalarına gülüyor… Hayatıma  Beynelmilel’le — beynelmilel — giriverdin. Gezi Parkı’nda ağaçların önüne siper olup annemin davasını doğruladın, nöbet başladı. Halkların kardeşliği sen öyle deyince samimi oldu. Selahattin Demirtaş sen yanında durduğun için Selomuz oldu… Her yere ektiğin sevgi tohumları şimdi yeşeriyor arkandan. Sen bunun böyle olacağını biliyordun. Acıyı bal eyleyenlerden seni gördük, en zor konuları göğsünde hafifleterek bıraktın önümüze. Meclis kürsüsünde bile bir tebessüm bıraktın ardında.  Sözlerin, sadece kelimeler değil, umut oldu, direnç oldu. Şimdi, ardında bıraktığın bu sevgi seli ve mayıs havası. Güzel kızının söylediklerinle Ceren Önder Kandemir, babasına yazdığı mektubunda, “Babalığına çok doydum. Dostluğuna doyamadım.” dedi. Bu sözler, babalar ve kızları sevdasına bir kapı daha ...

Nedir Bu Okul Derdi?

Eğitim, Ebeveynlik ve Toplumsal Gerçeklik Üzerine Bir Düşünme Daveti Yeni okul sezonu yaklaşırken birçok aile tekrar aynı telaşın içine düşüyor: Hangi okul daha iyi? Hangi sınava sokmalı? Bütçemizi ne kadar zorlamalıyız? Özellikle şehirli, beyaz yaka ailelerde bu süreç maddi-manevi büyük bir stres kaynağı. Bursluluk sınavları, okul ziyaretleri, görüşmeler… Bazen bu yükü dedeler, halalar, dayılar bile sırtlanıyor. Çocukların eğitimi önemli. Özel okullara milyonlar dökülüp, devlet okullarının içi boşaltılıyorken, biz kararlarımızda neye nasıl hizmet ediyoruz? Çocuklarımızın eğitimi konusunda gerçek motivasyonlarımızı düşünmeye çağırmak istiyorum sizi. Bu yazı, birlikte sorgulama ve farkındalık üretme davetidir. Eğitim Nedir, Ne Değildir? İnsan olma yolculuğumuzun mihenk taşları, kendini tanıma, diğerlerini fark etme ve toplumsal bağlamda bir yer edinme sürecidir. Eğitim, bu yolculuğu destekleyen araçlardan biridir. “Eğitim evde başlar” derdi büyüklerimiz; sonra sokakta, sonra...

Postmodernizmle Yaşamak: Kır, Kur, Katlan

Sevemedim seni postmodernizm… ama işime yarıyorsun. Çekiç gibisin postmodernizm. Yeri geliyor camı kırıyor, yeri geliyor çiviyi çakıyorsun. Bazen de evin duvarını indirmeye kalkıyorsun, sinsice. Ben bu dünyada parçaları birleştirerek anlam bulmaya çalışan bir zavallıyım. Sen postmodernizm, bana hep parçaları gösteriyor, sonra birleştirmeme karşı çıkıyorsun. Anlamları çözüyor, sabitliği küçümsüyor, merkez yok diyor, yapı yok diyorsun. Sonra geriye kalan o “yok”la yaşa diyorsun. Ben sana uymam postmodernizm… ama seni kullanırım. alem muhabbette görsün diye yazıyorum… Her şey göreceliyse, her şey anlamsızsa... O zaman niye hâlâ kalbim kırılıyor, bir şeyleri umuyorum? Niye bazı şeyler çok komik, ve bazı şeyler çok güzel? İstemem sadece dekonstrüksiyon. İsterim hissedeyim, iteyim, çekeyim, savunayım, bazen de dönüştüreyim. Ey postmodernizm diyorsun ki: “Hiçbir yapı kutsal değildir.” Eyvallah. Ama bazı bağlar hâlâ kutsal. Ve ben onları lime lime etmek için değil, an...

Şebnem Ferah Şarkılarıyla Kişisel Bağlanma Analizi Denemesi

Kaygılı Kaçıngan Rockçı’nın Bağlanma Rehberi İlk yayımlanma: DeliKasap, 2020 – Son basılı özel sayı. Not: Yazı blog için yeniden düzenlenmiştir. Yıl 2020,   Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense,  Dünyanın bir ucunda tek başımayım. Kir göstermeyen renkleriniz sizin olsun,  Korkmaktansa, bulanıklığın tam içinde bir başımayım.   Yağmurlu bir İstanbul akşamında, Mecidiyeköy’de iş çıkış kalabalığının arasından Fulya’nın tenha sokaklarına doğru dönerken, her Cuma akşamı yürüdüğüm 30 dakikalık yürüyüş yoluma eşlik etmesi için Youtube’u açtım. Normalde o saat için rutinim İlker Canikligil ve tayfasının geyiklerini dinlemek, ama genç bir British oğlanın “Can Kırıkları” Tepki videosu çarptı gözüme. Dayanamadım açtım:   Benim belki de gizli bir bildiğim var, Elbette ağlarım, Benim can kırıklarım var Senin gördüğün yanağımdan süzülenler Asıl içimde yüzdüğüm bir deniz var.   Derken… Çoktandır unuttuğum, yıllar önce toprağa gömdüğüm onlarca duy...